Erken Yaşta Evlendirilmiş Suriyeli Çocuklar


Suriye’deki savaş nedeniyle kitlesel olarak Türkiye’ye göç eden mülteciler, geçici koruma statüsünde yaşamaktadır. Maddi durumu daha iyi olan kişilerin, komşu ülkelere(Türkiye, Lübnan vb.) gitmek yerine Avrupa ülkelerine gittikleri bilinmektedir. Suriye toplumundaki orta gelir düzeyine sahip eşi vefat etmiş kişilerin, eşinden boşanan kadınların ve toplumun eğitim görmemiş, maddi zorluk içinde bulunan, pasaportu olmayan kesiminin yasadışı yollarla ülkelerini terk ederek komşu ülkelere sığındıkları görülmektedir. Göç olgusunun yaşattığı psikolojik travma, aile bireylerinin arasında kitlesel hareketi güçlendirmiştir. Aileler katıldıkları yeni toplumda kendilerini güvende hissetmek ve giderlerini en aza indirebilmek için geniş aile modelini sürdürülmüşlerdir. Maddi olanaksızlıklar nedeniyle eski yapıların bulunduğu semtlerde toplu yerleşimler daha hızlı şekilde gerçekleşmiştir. Bu geniş aile modelinde okul kaydı olmayan çocukların kayıtlarının sağlanması ya da okula devam etmeyen çocuğun ailesi tarafından okula teşvik edilmesine gerekli önem gösterilmediği gözlemlenmiştir. Sigortasız iş piyasasının da talebinin uzun süre yorucu işlerde çalışabilecek yüksek enerjili gençlerin olması; ergenlik çağındaki erkek çocukları, evin geçimini sağlayan aile bireyi rolüne büründürmüştür. Böylelikle ergenlik çağındaki erkeklerin aile içindeki statüsü çocukluktan yetişkinliğe yükselmiştir. Kız çocuklarının ergenlik dönemine ermesinin ise çocuğun aile açısından ekonomik yük olarak görülmesine sebebiyet verdiği, bunun akabinde aileler tarafından gelecek-eğitim ilişkisinin kurulamamasıyla bilinçsiz ailelerin çocuklarının erken yaşta evliliğe daha yoğun şekilde sürüklendiğini ortaya koymaktadır. Erken yaşta yapılan evlilikler çocuk yaşta gebelikleri ortaya çıkarmış, bu durumun da çoğunlukla sağlık çalışanları tarafından fark edilebilenleri yargıya intikal ettirilmiştir. Çocuğun kişisel menfaati için 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu gereğince Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından gerekli incelemeler yapılmaktadır. Mültecilerin Türkiye’deki hukuksal işleyişi bilmemeleri, sosyal hizmet uzmanının Adli Bilimler kapsamında aileye gerekli rehberlik ve danışmanlığı yapamamasına, sürecin takipçisi olamamasına neden olmaktadır. Çocuğun erken yaşta evliliği anayasamız, ilgili kanunlarımız ve uluslararası sözleşmelerde yer alan çocuk haklarının ihlaline sebebiyet vermektedir. Katılımlı gözlem yöntemiyle gerçekleştirilen bu çalışmada Suriye uyruklu kişilerin kültürleri gereği yaptıklarını iddia ettikleri erken yaşta gerçekleştirilen evlilikler Adli Bilimler açısından değerlendirilerek çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimi, toplum yapısı ve işleyişi üzerine etkileri ortaya konmaktadır.


Keywords


Erken yaşta evlilik, Adli Bilimler, Sosyal Hizmet, Mülteci, Suriyeli, Geçici Koruma.

Author: Selin HOPANCI - Fırat KOÇ - Vahdet ÖZKOÇAK
Number of pages: 10-22
DOI: http://dx.doi.org/10.29228/rssstudies.36828
Full text:
RESEARCHER SOCIAL SCIENCE STUDIES
E-Mail Subscription

By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.